Karaköy Güllüoğlundan Güllaç Tarifi

Ağustos 23rd, 2010 Yazan admin

Ramazanın vazgeçilmez tatlarından biri olan Güllaç, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve Yükselme dönemlerinden bugüne geleneksel Türk mutfağı içerisinden yer almaktadır.

Osmanlı Sultan sofralarından bu doyumsuz lezzet, eskiden kaymakla yapılırmış ve içine gülsuyu konulduğundan adına “güllü aş” denmiş. Önceleri, üç ihlas bir Fatiha okunmadan ateşe konulmayan galacı, günümüzde halen eski usullere göre pişirenlerde yok değil… ayrıca başka bir kaynakta da şöyle geçmektedir… 15. yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı’da halk mısır nişastasından yufka açıp stoklar ve havayla temas halinde olduğu için kuruyan bu yufkaları süt ve şekerle ıslatıp yerlermiş. Zamanla içine gülsuyunun da eklenmesiyle ortaya “güllü aş” ismi verilen tatlı çıktı ve (tıpkı “sütlü aş”ın “sütlaç”a dönüşmesi gibi) ismi “güllaç” olmuştur.

Ramazan ayına özel olarak üretilen Güllaç, süt ağırlıklı olduğu için hafif bir tatlıdır ve  hazmı kolaydır.  Herhangi bir katkı maddesi içermediğinden küçük yaştaki çocuklarda dahil olmak üzere her yaşta tüketilebilir. Kolay hazmedilen bir  ürün olduğundan özellikle diyet yapanlar içinde uygun bir tatlıdır.

Günlük olarak soğuk tüketilmesi gerekmektedir. Hemen tüketilmeyecek ise bir gün süre ile  buzdolabında (+4) derecede muhafaza edilebilir. Ancak, ceviz içi kullanılırsa mutlaka günlük olarak tüketilmesi tavsiye edilir.

Gül suyu yerine, süte ilave edilerek  katılmak üzere vanilya değişik bir aroma kazandırabilir.

Güllacın bayat olup olmadığı, koku ve renginden anlaşılabilir. Eğer ekşimsi ve acımsı bir süt kokusu  alınıyorsa ve sarımsı bir renk ile kuruluk başlamış ise güllaç bayatlamış demektir.

Güllacın renginin parlaklığına, sütünün bol olmasına, süslenmesinde kullanılan hammaddelerin tazeliğine ve kalitesine dikkat etmek gerekmektedir.

İyi bir güllaç yapabilmek için, öncelikle kullanılacak sütün ve diğer malzemelerin taze ve kaliteli olması gerekiyor. Ayrıca güllaç yaprakları çok ince açılmış olmalı. Yaprakların kenarları ile orta kısmının eşit kalınlıkta olması da çok önemli. Çünkü kalın açılmış güllaç yaprakları ağza hoş gelmez. Güllaç yaprakları sütü çok çabuk emdiği için bol süt kullanılmalı. Güllaç yapraklan ıslandıktan sonra eğer havayla temas ederse jöleleşir ve güllaç özelliğini, lezzetini kaybeder. Bunun için üzerine bol süt dökülmeli ve havayla teması kesilmeli .Yufkaların serileceği tepsinin kuru ve temiz olması da dikkat edilmesi gereken bir diğer konu. Tekrar söylemekte fayda görüyoruz, kullanılan fıstık, file fındık, hindistan cevizinin, vişne gibi hammaddelerin taze olması. Bizce bu kadar doğal bir tatlının süslemesi de güllacın doğasına uygun şekilde olabildiğince sade olması. En fazla ceviz, fındık, fıstık veya kiraz şekeriyle süslenmesi uygun olur. Güllaç, yerken ağızda dağılmalı.”
Mevsimine göre ceviz içi, süslemede ise nar taneleri kullanılabilir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi hafif bir tatlı olduğu için çoğunlukla Ramazan ayında tercih edilir.

Özellikle Ramazan ayında tercih edilen Güllaç, malzemeleri bulunduğu takdirde, yaz mevsimi için ideal bir tatlı seçeneği olabilir.

sarması özellikle Karadeniz Bölgesi’nde; güllaç yaprakları süt ile ıslatılarak yumuşatılarak arasına ceviz konarak ayçiçeği yağında kızartılıp, üzerine şekerli şerbet dökülerek servis edilebilir. Ayrıca Anadolu’nun bazı yörelerinde kızartılarak börek gibi yapılabilir

Güllüoğlu markasının Güllaç’taki farkı;

Tabiî ki kaliteli hammaddelerin kullanılması en başta da iyi bir güllaç yaprağı.(İyi bir güllaç yaprağı arkadan gelen ışığı geçirmeli,parlak ve beyaz olmalı, kıvırdığınızda esnememeli kırılgan yapıda olmalı.)diğer  önemli faktör ustalık ve güllacın tüm üretim aşamalarında gıda güvenliği kurallarına riayet etmek.

GÜLLAÇ  TARİFİ

6 Kişilik

Malzemeler;

v  8-10 adet güllaç yaprağı

v  2 kilo süt

v  Tercihe göre toz şeker (ortalama 500 gr)

v  Tercihe göre (2-3 yemek kaşığı kadar) gülsuyu.

Harcı için;

v  250 gr. İnce çekilmiş fındık

v  100 gr. Pudra şekeri

v  100 gr. Hindistan cevizi

v  100 gr. Çekilmiş fıstık içi

  1. Sütü derin bir tencerede kaynatıp ocaktan alın. Şeker ve gülsuyunu ilave edip, şeker eriyinceye kadar sütü iyice karıştın.
  1. Süt, el yakar yakmaz, (çok sıcak olursa yufkalar hamur olur, soğuk olması durumundaysa yufkalar yeterince yumuşamaz) güllaç yapraklarını içine alacak genişlikteki bir tepsinin içine koyun.
  1. Yaprakları, içi süt dolu kapta birkaç dakika bekletin. Islanan güllaç yapraklarını, sütlü sütlü alarak bir başka tepsiye sermeye başlayın. Güllaç yaprakları sütü çok çabuk emdiği için, her yaprağı tepsiye koyar koymaz üstüne yarım kepçe süt ekleyin.
  1. Dört –beş yaprak yufka dizdikten sonra yufkaların  üstüneçekilmiş fındık, hindistancevizi ve pudra  şekerinden oluşan karışımı (yada tercihe göre ceviz içinden oluşan karışım ) bolca serpilir.
  1. Kalan 4-5 güllaç yaprağını da aynı şekilde karışımın üstüne dizin. Yaprakların bol sütlü olmasına dikkat edin. Artan sütü, yaprakların üstüne ilave edin ve yapraklar sütü iyice çekene kadar bekletin.
  1. Süt çekilince, hindistancevizi, antep fıstığı, çekilmiş fındık ve kiraz şekeri ile süsleme işlemine başlayabilirsiniz. Arzu ederseniz, meyve dilimleri yada nar taneleri de kullanabilirsiniz.

M. Nadir Güllü
Karaköy Güllüoğlu
Yönetim Kurulu Başkanı
0212 249 96 80

www.karakoygulluoglu.com

Kategori Baklava Tarifi | Yorum Yok »

Karaköy Güllüoğlu Baklavaları artık bir tıkla kapınızda !

Ağustos 16th, 2010 Yazan admin

Karaköy Güllüoğlu Baklavaları artık bir tıkla kapınızda !

Her Ramazan olduğu gibi bu Ramazan ayında da, mevsim sıcaklarına rağmen, tatlıların en gözdesi açık ara fark ile baklava oldu.  Karaköy Güllüoğlu ise Ramazan ayında artan baklava satışlarının yanı sıra, müdavimlerinin ısrarı ile baklavalarını online mağaza sistemi ile de satmaya başladı.

60 yıllık tarihsel lezzeti ve değişmeyen kalitesi ile müşterilerini Karaköy’deki mağazasında ağırlayan Karaköy Güllüoğlu, baklavalarını ve diğer tatlı çeşitlerini internet üzerinden müşterilerine ulaştırmaya başladı.

Müşterilerin Karaköy’e gelmekte zorlandıklarını belirterek, neden Karaköy’den başka yerde şube açmadıkları gibi sitemlerin de artık son bulacağını ümit eden Nadir Güllü;  Teknoloji ilerledikçe, tüketicilerin de alışkanlıkları farklılık gösteriyor. Şimdilerde herkes ihtiyacı olan ürünleri kapıda teslim almak ve kalitesine inandığı ürünleri internet üzerinden almak istiyor. Biz de, mağazamıza gelemeyen 60 yıllık sadık müşterilerimizin ısrarları üzerine, ürünlerini adreslerine teslim ediyoruz. İnternetten başlatmış olduğumuz online sipariş (www.baklavasiparisi.com)  sitemiz ile Türkiye genelinde kargo ile İstanbul içinde ise kurye servisi ile hizmet veriyoruz.  Ramazan ayı ile birlikte hız kazanan sanal mağazamız sayesinde Karaköy’e gelemeyen müşterilerimizin de gönlünü kazanmış olduk.…Tekirdağ’dan  Kars’a kadar Türkiye’nin hemen her yerinden siparişlerin gelmesi, ürünlerimize olan talebin göstergesi olarak bizleri çok mutlu ediyor. Yıllardır geleneksel baklavacılığa farklı bir boyut  kazandırmak ve Dünya’ya tanıtma çabası içerisindeyiz. E-ticareti kullanan, 60 yılı aşkın bir süredir lezzetimize ve kalitemize güvenerek, uzak semtlerden, illerden Karaköy’e gelen müdavimlerimize de farklı lezzetler tattırmak ve kolay ulaştırmak istiyoruz.” dedi.

Her ramazan olduğu gibi bu ramazan ayında da gözde tatlı baklava oldu. İnternet üzerinden yapılan alışverişte baklava başta olmak üzere birçok Gaziantep ürünü yerini aldı.

‘Antep sepeti’ adıyla oluşturulan internet sitesinde, baklavadan Antep fıstığına, dolmalık kuru biberden salçaya, kahkeden (Gaziantep’e ait hamurlu yiyecek) katmere, bakır ürünlerden sedefli ürünlere kadar birçok ürün internet üzerinden pazarlanıyor.

‘www.antepsepeti.com’ adlı internet sitesi üzerinden yapılan satışlarda öncelikli hedef Gaziantep ürünlerinin tanıtımı. “Gaziantep deyince akla gelen ilk şey baklava” diyen site yöneticisi Cihan Koçer, “Baklava bir Gaziantep tatlısıdır. Dünyaca bilinen ve Türk mutfağının vazgeçilmez tatlarından birisidir. Hedefimiz öncelikle kendi şehrimizin ürünlerini tanıtmaktır.” dedi.

Türkiye’nin dört bir yanından sipariş aldıklarını söyleyen Koçer, “Artık Türkiye’de alışverişte tüketici eğilimleri değişiyor. Şimdi herkes ürünleri kapıda teslim almak ve internet üzerinden güvendiği malları satın almak istiyor. Bu durum henüz çok yeni. Önümüzdeki yıllarda e-ticaret Türk insanının alışkanlıkları arasına girecek. Biz, ‘www.antepsepeti.com’ olarak 2010 yılında toplamda 1 milyon ziyaretçiyi hedefliyoruz. Öncelikle markamıza yatırım yapmak ve tüketicinin markamızı tanımasını sağlamak istiyoruz.” diye konuştu.

Kategori Baklava Tarifi | Yorum Yok »

Karaköy Güllüoğlu Avrupa Birliği’ne çoktan girmiş!

Ağustos 16th, 2010 Yazan admin

Karaköy Güllüoğlu Avrupa Birliği’ne çoktan girmiş!

Türkiye’de şubesi bulunmayan Karaköy Güllüoğlu, günde iki ton baklava üretiyor. 85 ülkeye baklava gönderen şirket, ustalarını özel olarak yetiştiriyor.

17 yaşında çırak olarak alıyor, askere gönderiyor, hatta evini dizip evlendiriyor. Bu yıl Ramazan’a özgü altın çilekli ve portakallı baklava üreten Nadir Güllü ile tatlı tatlı sohbet ettik; başarısını ve baklavanın püf noktalarını konuştuk.

Karaköy Güllüoğlu’nda bir saat içerisinde neredeyse her ülkeden insana rastlayabilirsiniz. Japon, Amerikalı, İngiliz, Pakistanlı, Kosta Rikalı… İçeriden çıkan herkesin yüzünde tatlı bir gülümseme. Küçük bir işyeri, ancak dünyaya açılan bir pencere… Kasada her zamanki gibi Nadir Güllü duruyor. Her gelen müşteri ile özel olarak ilgileniyor. Kimine yeni ürettikleri tatlılardan ikram ediyor, kimine üzerinde Türk bayrağı olan küçük baklava kutularından. Çekilen hatıra fotoğraflarının ise haddi hesabı yok. Yurtdışında üniversitelerde konferanslar veren, söyleşiler düzenleyen, televizyon programlarında sık sık boy gösteren Nadir Güllüoğlu, bitmeyen enerjisiyle her yere koşturuyor. Enerjimiz tükeniyor bizim, zar zor yakalayıp oturuyoruz bir yere. İçerideki kalabalığı göstererek, bir gün içinde ne kadar müşterilerinin geldiğini soruyoruz ilk önce. “En az beş bin. Bunun yarısından fazlası turist. Her hafta yurt dışındaki gazeteci ve yemek yazarları ziyaretimize geliyor. Beş kuşak müşterilerimiz var.” diyor, yandaki masayı selamlayarak.

85 ülkeye tatlı gönderiyor

Nadir Bey, baklavacılığı bir sanat olarak görüyor, kendisini de zanaatkâr. Bütün ürünlerini yanı başlarındaki imalathanede üretiyorlar. Herhangi bir şubeleri yok. Bir günde ne kadar tatlı piyasaya sürüyorlar sizce? İki ton. Bunların büyük çoğunluğu ise yurt dışı için. Genellikle büyük elçilikler bağlantı kuruyormuş. Baklavalar özel kolilere konup uçaklara veriliyormuş. Türk Hava Yolları’nın gittiği her yere gidiyorlarmış. Nadir Bey, 85 ülkeye ürün gönderdiklerini gururla söylüyor. Yunanistan’a ayda en az iki ton tatlı postalıyor.

Karaköy Güllüoğlu büyüdükçe yurt dışından birçok bakan, ülkesinde şube açmak için turizm bakanlığını devreye sokmuş. Nadir Bey’in cevabı her zaman ‘Hayır!’ olmuş. Neden mi? O, tek bir mekanla tatlı sektörüne hükmetmeyi tercih ediyor. Kaliteden ödün vermemek için “az ama temiz iş” diyor. Her ay gelen 10 tonluk baklava siparişini reddediyor bu yüzden. Mekânın Maliye Bakanlığı yerine Turizm Bakanlığı tarafından denetlenmesi de onlar için ayrı bir övünç kaynağı.

Ustaların özel masörleri var

Sohbetimize Üretim Müdürü Ömer Güllü dâhil oluyor. Yan masadakiler fotoğraf çektirmek istiyor Nadir Bey’le. Ömer Bey, en büyük müşterilerinin sanatçı ve siyasetçiler olduğunu söylüyor. Duvardaki televizyonda yayınlanan, kısa röportajlardan oluşan video söylediklerini onaylıyor. 11 ülkenin televizyonu (National Geographic, Prosieben TV vb.) ve birçok ulusal gazetede (New York Times, Tempo vb.) yer almak büyük başarı. Ustalarını nasıl yetiştirdiklerini ise isterseniz Nadir Bey’den dinleyelim: “Biz 17 yaşındaki gençleri alıyoruz. İki kaşının arasına bakıyoruz. 10 yıl sonra usta olacağına inanırsak, askere gönderiyoruz. Harçlığını veriyoruz sürekli. Evini diziyoruz, dönünce de evlendiriyoruz. Bizde pazar günü çalışanlar geç çıkar. Eşleri trip yaptıklardan ertesi gün aşkla çalışamazlar. O yüzden evlerine tencere, tava, çocuk bezi, tabak gönderiyorum. Kaleyi içerden fethediyorum.”

Güllüoğlu imalathanesinde 100 personelin çalıştığını öğreniyoruz. İnanmazsınız hepsinin özel masörleri var. Ustaların ayakları, fırıncının sol omuzu, şerbetçinin sağ kolu, oklavacının ise baldırları sürekli ağrıyormuş. Sohbetimizden sonra vitrindeki altın çilekli baklava gözümüze ilişiyor. Türkiye’de ilk defa üretilen bu tatlının tarifini sizler için Nadir Bey’den alıyoruz. Haydi kolay gelsin. a.hulagu@zaman.com.tr

İyi baklava nasıl anlaşılır?

Koklamak tatmanın yarısıdır. Önce koklayacaksın. İyi baklavanın beş duyuya hitap ettiğini unutmayın. Taze baklava altın rengindedir. Çatalı batırdığın zaman ‘çıt’ demiyorsa çöpe atın. Ters çevirip koklayın. Yerken alttaki lezzet damağınıza denk gelmeli. Yani tadı damağınızda kalmalı. İyi olup olmadığını iki saat sonra kendisi sana söyler.

Altın Çilekli Baklava

Malzemeler: Hazırlanmış olan yufkalar, 300 gr. Bıçakla parçalara ayrılmış altın çilek, 500 gr. erimiş tereyağı, pudra şekeri

Şerbet için: 1200 gr. toz şeker, 800 gr. su, yarım limonun suyu, 25 gr damla sakızı, 5-6 adet karanfil, 3 yemek kaşığı zeytinyağı.

Yapılışı: Yufkaları tezgâha üst üste serin. Ortasına tepsinizi kalıp gibi kapatın. Tepsinin dışında kalan kısımları kesip iki el büyüklüğünde parçalara ayırın. Yufkaları ince oklavaya tek tek sarın. Tepsiyi hafif yağlayın. Yufkaların ikisini düzgünce serin. Kesilen kenar yufkaların yarısını, tepsinin içini tamamen kaplayacak şekilde atın. Yufka katlarının üzerine parçalara ayrılmış ve pudra şekeri ile karıştırılmış altın çileği serpin. Kalan kenar yufkaları da altın çileğin üzerine aynı şekilde atın. Oklavaya sarılı diğer yufkaları aralarına ılık yağ serpiştirerek tepsiye çarşaf gibi koyun. Yufkaların yüzeyini bozmamaya dikkat ederek baklavayı dilimleyin. Erimiş yağı, tepside kuru yer kalmayacak şekilde gezdirerek dökün. 170 derecede sıcaklıktaki fırında 40 dakika kadar pişirin. Soğutmadan şerbeti üzerine dökün.

Yufkanın hazırlanması

Mermer mutfak tezgâhı üzerine 800 gr. unu tepeleme döküp ortasını havuz gibi açın. İçine 300 gr. su, 15 gr. tuz ve 3 adet yumurtayı kırın. Ellerinizin içi ile hamuru bastırarak yoğurun. Hamuru iki ucundan içe doğru katlayıp üzerini nemli bir bez ile kapatın. 20 dakika dinlendirin. Avuçunuzun içi ile kuvvetli bir şekilde bastırdıktan sonra yoğurup, aynı şekilde katlayın. 20 dakika daha bekletin. İki kez daha bu işlemi tekrarladıktan sonra hamuru silindir şekline getirerek ikişer parmak boyunda (15-20 eşit parça) kesin. Buğday nişastası ile kesik kısımları alt ve üste getirerek hamur parçalarını hafifçe nişastalayın. İki avucunuzun içi ile hafifçe yuvarlayıp bolca nişasta serpin. Hamurları üst üste koyup avuçlarınızın içi ile bastırın, alttaki hamuru üste çıkarıp tekrar bastırın. Yeniden 20 dakika dinlendirin. Hamurları, merdane ile kenarlara bastırarak 20 cm. çapında açın. Üzerine nişasta serpip 8-10′ar istifleyin. Kenarlarındaki nişastaları fırça ile alıp hamurların üzerine nemli bir bez örtün. 45 dakika dinlendirin. Tezgâhın üzerine alıp nişasta serptikten sonra avuçlarınızın içi ile kenarlarına bastırıp yassılaştırın. Merdane ile kenarlara bastırarak 60 cm. çapında açın. Yufkaları tek tek oklavaya sarın. Arasına bolca nişasta serpin. Oklavayı iki kenarından sıkı tutup kuvvetlice ileri-geri silindir gibi yuvarlayın. Tezgâhın üstüne serin. Üzerine püskürtürcesine nişasta serpin. Hepsini birden oklavaya sarın ve oklavayı yeniden ileri-geri yuvarlayıp yufkaları büyütün. En alttaki üç yufkayı en üste getirerek hepsinin aynı incelikte olmasını sağlayın. Böylece 80-90 cm. çapında yufkalar elde edersiniz.

Kategori Baklava Tarifi | Yorum Yok »

Tarih ve Doğanın Buluştuğu Lezzet !

Ağustos 16th, 2010 Yazan admin

Tarih ve Doğanın Buluştuğu Lezzet !

Tarih ve Doğanın Buluştuğu Lezzet !

Karaköy Güllüoğlu, baklavacılıkta yeni tad arayışlarını, baklava çeşitlerini zenginleştirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor…

Türkiye’de ilk kez diabetliler ve diyet yapanlar için Diabak light baklava’yı, yine Türkiye’de ilk kez düşük kolesterollü, kalp dostu, Medibak zeytinyağlı baklava’yı üreten  Karaköy Güllüoğlu Baklavacısı, son yıllarda da meyveli baklava çeşitleri üzerindeki Ar-Ge çalışmalarını, özellikle yaz mevsiminde hızlı bir şekilde sürdürüyor.

Meyveli baklavalarda, baklava harcına taze mevsim meyveleri ve iç ferahlatıcı baharatlar katılıyor. Özellikle Altınçilek, Yaban Mersini, Elma ve Portakal ile üretilen meyveli baklavaların tadı ve hoş aroması, baklavanın kendine has lezzetine lezzet katıyor.

Karaköy Güllüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Güllü, Ar-Ge ekibi ile birlikte formüle ettiği meyveli baklavanın yaz ayı için çok uygun bir ürün olduğunu ve ev hanımları tarafından da kolaylıkla yapılabilecek bir çeşit olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bu yıl Ramazan ayı, Yaz mevsiminin sıcaklarına denk geliyor. Tüketicilerimize özel olarak ürettiğimiz meyveli baklavalarımızı bu yılda üretmeyi sürdürüyor hatta mağazada dondurma ile servis ederek iftar sonrası ferahlatıcı olacağını düşünüyoruz. Biliyorsunuz ki; Meyveli baklava, Türk mutfağı için yeni bir şey değil. 1800’lerde yazılmış yemek kitaplarında meyveli baklava tariflerine rastlanıyor. Biz, unutulmuş bu tarifleri esas alıp, yeni çeşitler üretmeye çalışıyoruz. Baklavada çeşitlenme, zaten ya yufkanın kullanılış biçimi ya da baklavanın içine konan harç ile ilişkilidir. Yufkanın, sarma, dolama, katlama gibi biçimlerde kullanılışı ile, şubiyet, saray sarması, fıstıklı dolama, gelin bohçası gibi çeşitler oluşmuştur. Meyveli baklavada çeşitlenme, baklavanın özellikli harcına bağlı. Fıstıklı, cevizli baklava gibi… Bugüne kadar bir çok taze meyveyi harç olarak kullanmayı denedik. Geleneksel baklavacılığa çeşit zenginliği kazandırmak, 60 yılı aşkın bir süredir lezzetimize ve kalitemize güvenerek, uzak semtlerden Karaköy’e gelen müdavimlerimize farklı lezzetler tattırmak istiyoruz.”

Kategori Baklava Tarifi | Yorum Yok »

Gastronomi Turizminde İlk Durak

Temmuz 29th, 2010 Yazan admin

Gastronomi turizminde ilk durak!

Karaköy Güllüoğlu, dünya genelinde hızla gelişen gastronomi turizminde önemli bir durak oldu. Gurme turizmi için ülkemize gelen turistlerin uğramadan geçemedikleri Karaköy Güllüoğlu, gurmeler, yemek yazarları ve birçok yabancı basın mensupları tarafından sıkça ziyaret edilmeye başlandı.

Türk gastronomisinin önemli kalelerinden biri olan Karaköy Güllüoğlu, bu aralar Türkiye’nin Turizm Tanıtım Ofisi gibi çalışıyor.  Dünya’nın her köşesinden gelen gazetecileri, televizyoncuları, gurmeleri ve yemek yazarlarını ağırlayan Karaköy Güllüoğlu baklavalarının sahibi Nadir Güllü, baklavanın yanında Türk Mutfağı’nın da tanıtımını gerçekleştiriyor.

İTALYA’DAN SLOW FOOD AKIMCILARI TESİSİ ZİYARET ETTİ

Türk mutfağının gizemini çözmeye gelen bir çok yabancı şef, yemek yazarı ve gurmelerden sonra, Italya’da Bra’da bulunan Slow Food’a bağlı “Universita Delle Scienze Gastronomiche” ögrencileri de baklavanın inceliklerini ve sırlarını öğrenmek üzere Karaköy Güllüoğlu üretim tesisini ziyaret etti. İstanbul ve çevresinde gastronomi kültürünü tanımak üzere gelen öğrenciler, Nadir Güllü’den, buradaki yemek kültürünü, baklavada kullanılan hammaddelerin özelliklerini, üretim safhasından  çatala kadar olanhikayesini büyük bir dikkatle dinledi.

Üniversitenin 3. sınıf öğrencilerinden Alman, Avustralyalı, Amerikalı ve İtalyanlardan oluşan 14 kişilik grubun lideri Charles Clover, “Bir çok ülkenin yerel lezzetlerini keşfetmek ve hikayelerini dinlemek üzere geziler ve staj organizasyonları tertip ediyoruz. En renkli kısmı Karaköy Güllüoğlu’ndaydı. Baklavacılık hakikaten çok zor ve itina isteyen bir meslek… İnce detaylarına kadar, resimledik ve kameraya aldık, ancak bu kadar lezzetlisini yapabilir miyiz, bilemiyoruz” dedi.

Öğrenciler, “Baklavalarınızın meşakkatli yapımını bize eğlenceli bir şekilde sundunuz.  Lezzetli ürünlerinizin günlük olarak, katkı maddesi konulmadan, GDO’suz bir şekilde üretilmesi bizim için çok önemli bir noktaydı. Bizim gibi gerçek tatlar peşinden koşan genç gurme arkadaşlar olarak sizleri tanıdığımız için çok şanslı olduğumuzu düşünüyoruz” görüşünde birleşti.

Bugüne kadar sayısız, gazete ve televizyona, gurme öğrencilere Türk mutfağı kapsamında baklavayı anlatan Nadir Güllü ise öğrencilere şöyle seslendi:

“Lezzetlerimizi keşfedip, deneyen ve hatta bizim topraklarımıza gelip araştırmalar yaparak yazılar yazan, belgesel filmler çeken yabancıların sayısında ciddi artışlar meydana geldiği istatistikçiler tarafından tespit edilmiş durumda.

İşletmemizde mutfak turizmi konusunda ciddi programlar düzenliyor ve Dünya’nın birçok ülkesinden özellikle Amerika, Fransa ve İtalya’dan gelen öğrencilere mutfağımızı anlatıyoruz. Bir taraftan, Kültür ve Turizm Bakanlığı aracılığı ile gelen amatör ve profesyonel birçok gurmeyi misafir ediyor, öte yandan 20-30 kişilik turist gruplarını ise ücretli olarak ağırlıyoruz. Kısa bir work-shop ve teknik gezi olarak adlandırdığımız bu geziler ustalarımızın da motivasyonlarını artırmakta ve yaptıkları işten keyif almalarını sağlamaktadır.”

Bilgi için: Nuray Keskin

Tel       : 0212 249 96 80  Dahili:112

Kategori Baklava Tarifi | Yorum Yok »

« Önceki Yazilar