Ev baklavası

Ev Baklavası

Ev Baklavası

Malzemesi:
Hazırlanmış olan yufkalar,
600 gr. öğütülmüş ceviz içi,
500 gr. erimiş tereyağı (el yakmayacak sıcaklıkta).
Şerbet için
1 kg. toz şeker,
1000 gr. su,
Yarım limonun suyu.

Yapılışı:
Hazırlanmış yufkaları tezgâha üst üste serin. Bunun tam ortasına tepsinizi kalıp gibi kapatın. Tepsinin dışında kalan kısımları kesip iki el büyüklüğünde parçalara ayırın.
Tepsi boyutunda kesilmiş yufkaları ince oklavaya tek tek sarın.
Tepsi içini hafif yağlayın. Tabanına oklavaya sarılmış yufkaların iki tanesini düzgünce serin. Sonra kesilen kenar yufkalardan, üç kat oluşturacak kadar, tepsinin içini tamamen kaplayacak şekilde atın.
Bu yufka katlarının üzerine ceviz içini serpin. Kenar yufkalardan üç kat daha atın. Üzerine yine ceviz içi serpin. Bu işlemi iki kez daha tekrarlayın.
Daha sonra oklavaya sarılı diğer yufkaları, tek tek, aralarına ılık yağ serpiştirerek ve her katın arasına (son üç kat hariç) ceviz içi serperek, tepsiye çarşaf gibi üst üste döşeyin.
Tepsinin dışına taşan yufkaların kenarlarını bıçak ile düzeltin. Yufkaların yüzeyini bozmamaya dikkat ederek, keskin bir bıçak ile, baklavayı dilimleyin.
Erimiş yağı, tepside kuru yer kalmayacak şekilde gezdirerek dökün.
Tepsiyi 200 derecedeki fırına sürün; 40-45 dakika kadar pişirin. Fırından çıkarınca, soğutmadan hazırladığınız şerbeti verin. Şerbeti çekmesini ve soğumasını bekleyin.



Etiketler: , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Fıstıklı Şubiyet

Fıstıklı Şubiyet

Fıstıklı Şubiyet

Malzemesi:
Hazırlanmış olan yufkalar,
400 gr. öğütülmüş antepfıstığı içi,
500 gr. erimiş tereyağı (el yakmayacak sıcaklıkta),
Kaymak için
500 gr. süt,
100 gr. irmik.
Şerbet için
1200 gr. toz şeker,
800 gr. su,
Yarım limonun suyu.

Kaymağın hazırlanışı:
Sütü bir tencerede kaynatın. Kaynama başlayınca irmiği sütün içine yavaş yavaş dökerek, çırpma teli ile karıştırarak kaynatın. Katılaştıktan sonra ocaktan alıp soğumaya bırakın.

Yapılışı:
Hazırlanmış yufkaların 10 tanesini tezgâha üst üste serin. Bunları 7×7 cm’lik kare parçalar şeklinde kesin.
Kesilen parçaların ortasına 1 tatlı kaşığı kaymak, 1 tatlı kaşığı da fıstık içi koyun.
Parçaları, karşılıklı köşelerinden üçgen şeklinde katlayın. Katladığınız parçaları tepsiye dizin. Her parça, önceki parçanın ucu üstüne gelecek.
Tepsi dolduktan sonra, erimiş yağı, kuru yer kalmayacak şekilde gezdirerek üzerine dökün.
Tepsiyi 210 derecedeki fırına sürün; 20 dakika kadar pişirip çıkarın. Yağını bir kaba süzdükten sonra, tekrar fırına verin; 20 dakika daha pişirin.
Fırından çıkarınca, soğutmadan hazırladığınız şerbeti verin. Şerbeti çekmesini ve soğumasını bekleyin.



Etiketler: , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Sütlü Nuriye

Sütlü Nuriye

Sütlü Nuriye

Malzemesi:
Hazırlanmış olan yufkalar,
300 gr. öğütülmüş ceviz içi,
500 gr. erimiş tereyağı (el yakmayacak sıcaklıkta),
500 gr. süt.
Şerbet için
1200 gr. toz şeker,
700 gr. su,
Yarım limonun suyu.

Yapılışı:
Hazırlanmış yufkaları tezgâha üst üste serin. Bunun tam ortasına tepsinizi kalıp gibi kapatın. Tepsinin dışında kalan kısımları kesip iki el büyüklüğünde parçalara ayırın.
Tepsi boyutunda kesilmiş yufkaları ince oklavaya tek tek sarın.
Tepsinin içini hafif yağlayın. Tabanına oklavaya sarılmış yufkaların iki tanesini düzgünce serin. Sonra kesilen kenar yufkaların yarısını, tepsinin içini tamamen kaplayacak şekilde kat kat atın.
Bu yufka katlarının üzerine ceviz içini serpin. Kalan kenar yufkaları da, cevizin üzerine aynı şekilde kat kat atın.
Daha sonra oklavaya sarılı diğer yufkaları, tek tek, aralarına ılık yağ serpiştirerek tepsiye çarşaf gibi üst üste döşeyin.
Tepsinin dışına taşan yufkaların kenarlarını bıçak ile düzeltin. Yufkaların kenarlarını bıçak ile düzeltin. Yufkaların yüzeyini bozmamaya dikkat ederek, keskin bir bıçak ile dilimleyin.
Erimiş yağı, tepside kuru yer kalmayacak şekilde gezdirerek dökün.
Tepsiyi 200 derecedeki fırına sürün; 30 dakika kadar pişirin. Fırından çıkarınca, yarım kilo sıcak şerbet ile yarım kilo soğuk sütü ayrı bir kapta karıştırıp üzerine dökün. Kalan şerbeti de gezdirerek dökün. Şerbeti çekmesini ve soğumasını bekleyin.



Etiketler: , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Karaköy Güllüoğlundan Güllaç Tarifi

Ramazanın vazgeçilmez tatlarından biri olan Güllaç, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve Yükselme dönemlerinden bugüne geleneksel Türk mutfağı içerisinden yer almaktadır.

Osmanlı Sultan sofralarından bu doyumsuz lezzet, eskiden kaymakla yapılırmış ve içine gülsuyu konulduğundan adına “güllü aş” denmiş. Önceleri, üç ihlas bir Fatiha okunmadan ateşe konulmayan galacı, günümüzde halen eski usullere göre pişirenlerde yok değil… ayrıca başka bir kaynakta da şöyle geçmektedir… 15. yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı’da halk mısır nişastasından yufka açıp stoklar ve havayla temas halinde olduğu için kuruyan bu yufkaları süt ve şekerle ıslatıp yerlermiş. Zamanla içine gülsuyunun da eklenmesiyle ortaya “güllü aş” ismi verilen tatlı çıktı ve (tıpkı “sütlü aş”ın “sütlaç”a dönüşmesi gibi) ismi “güllaç” olmuştur.

Ramazan ayına özel olarak üretilen Güllaç, süt ağırlıklı olduğu için hafif bir tatlıdır ve  hazmı kolaydır.  Herhangi bir katkı maddesi içermediğinden küçük yaştaki çocuklarda dahil olmak üzere her yaşta tüketilebilir. Kolay hazmedilen bir  ürün olduğundan özellikle diyet yapanlar içinde uygun bir tatlıdır.

Günlük olarak soğuk tüketilmesi gerekmektedir. Hemen tüketilmeyecek ise bir gün süre ile  buzdolabında (+4) derecede muhafaza edilebilir. Ancak, ceviz içi kullanılırsa mutlaka günlük olarak tüketilmesi tavsiye edilir.

Gül suyu yerine, süte ilave edilerek  katılmak üzere vanilya değişik bir aroma kazandırabilir.

Güllacın bayat olup olmadığı, koku ve renginden anlaşılabilir. Eğer ekşimsi ve acımsı bir süt kokusu  alınıyorsa ve sarımsı bir renk ile kuruluk başlamış ise güllaç bayatlamış demektir.

Güllacın renginin parlaklığına, sütünün bol olmasına, süslenmesinde kullanılan hammaddelerin tazeliğine ve kalitesine dikkat etmek gerekmektedir.

İyi bir güllaç yapabilmek için, öncelikle kullanılacak sütün ve diğer malzemelerin taze ve kaliteli olması gerekiyor. Ayrıca güllaç yaprakları çok ince açılmış olmalı. Yaprakların kenarları ile orta kısmının eşit kalınlıkta olması da çok önemli. Çünkü kalın açılmış güllaç yaprakları ağza hoş gelmez. Güllaç yaprakları sütü çok çabuk emdiği için bol süt kullanılmalı. Güllaç yapraklan ıslandıktan sonra eğer havayla temas ederse jöleleşir ve güllaç özelliğini, lezzetini kaybeder. Bunun için üzerine bol süt dökülmeli ve havayla teması kesilmeli .Yufkaların serileceği tepsinin kuru ve temiz olması da dikkat edilmesi gereken bir diğer konu. Tekrar söylemekte fayda görüyoruz, kullanılan fıstık, file fındık, hindistan cevizinin, vişne gibi hammaddelerin taze olması. Bizce bu kadar doğal bir tatlının süslemesi de güllacın doğasına uygun şekilde olabildiğince sade olması. En fazla ceviz, fındık, fıstık veya kiraz şekeriyle süslenmesi uygun olur. Güllaç, yerken ağızda dağılmalı.”
Mevsimine göre ceviz içi, süslemede ise nar taneleri kullanılabilir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi hafif bir tatlı olduğu için çoğunlukla Ramazan ayında tercih edilir.

Özellikle Ramazan ayında tercih edilen Güllaç, malzemeleri bulunduğu takdirde, yaz mevsimi için ideal bir tatlı seçeneği olabilir.

sarması özellikle Karadeniz Bölgesi’nde; güllaç yaprakları süt ile ıslatılarak yumuşatılarak arasına ceviz konarak ayçiçeği yağında kızartılıp, üzerine şekerli şerbet dökülerek servis edilebilir. Ayrıca Anadolu’nun bazı yörelerinde kızartılarak börek gibi yapılabilir

Güllüoğlu markasının Güllaç’taki farkı;

Tabiî ki kaliteli hammaddelerin kullanılması en başta da iyi bir güllaç yaprağı.(İyi bir güllaç yaprağı arkadan gelen ışığı geçirmeli,parlak ve beyaz olmalı, kıvırdığınızda esnememeli kırılgan yapıda olmalı.)diğer  önemli faktör ustalık ve güllacın tüm üretim aşamalarında gıda güvenliği kurallarına riayet etmek.

GÜLLAÇ  TARİFİ

6 Kişilik

Malzemeler;

v  8-10 adet güllaç yaprağı

v  2 kilo süt

v  Tercihe göre toz şeker (ortalama 500 gr)

v  Tercihe göre (2-3 yemek kaşığı kadar) gülsuyu.

Harcı için;

v  250 gr. İnce çekilmiş fındık

v  100 gr. Pudra şekeri

v  100 gr. Hindistan cevizi

v  100 gr. Çekilmiş fıstık içi

  1. Sütü derin bir tencerede kaynatıp ocaktan alın. Şeker ve gülsuyunu ilave edip, şeker eriyinceye kadar sütü iyice karıştın.
  1. Süt, el yakar yakmaz, (çok sıcak olursa yufkalar hamur olur, soğuk olması durumundaysa yufkalar yeterince yumuşamaz) güllaç yapraklarını içine alacak genişlikteki bir tepsinin içine koyun.
  1. Yaprakları, içi süt dolu kapta birkaç dakika bekletin. Islanan güllaç yapraklarını, sütlü sütlü alarak bir başka tepsiye sermeye başlayın. Güllaç yaprakları sütü çok çabuk emdiği için, her yaprağı tepsiye koyar koymaz üstüne yarım kepçe süt ekleyin.
  1. Dört –beş yaprak yufka dizdikten sonra yufkaların  üstüneçekilmiş fındık, hindistancevizi ve pudra  şekerinden oluşan karışımı (yada tercihe göre ceviz içinden oluşan karışım ) bolca serpilir.
  1. Kalan 4-5 güllaç yaprağını da aynı şekilde karışımın üstüne dizin. Yaprakların bol sütlü olmasına dikkat edin. Artan sütü, yaprakların üstüne ilave edin ve yapraklar sütü iyice çekene kadar bekletin.
  1. Süt çekilince, hindistancevizi, antep fıstığı, çekilmiş fındık ve kiraz şekeri ile süsleme işlemine başlayabilirsiniz. Arzu ederseniz, meyve dilimleri yada nar taneleri de kullanabilirsiniz.

M. Nadir Güllü
Karaköy Güllüoğlu
Yönetim Kurulu Başkanı
0212 249 96 80

www.karakoygulluoglu.com

Etiketler: , , , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Karaköy Güllüoğlu Baklavaları artık bir tıkla kapınızda !

Karaköy Güllüoğlu Baklavaları artık bir tıkla kapınızda !

Her Ramazan olduğu gibi bu Ramazan ayında da, mevsim sıcaklarına rağmen, tatlıların en gözdesi açık ara fark ile baklava oldu.  Karaköy Güllüoğlu ise Ramazan ayında artan baklava satışlarının yanı sıra, müdavimlerinin ısrarı ile baklavalarını online mağaza sistemi ile de satmaya başladı.

60 yıllık tarihsel lezzeti ve değişmeyen kalitesi ile müşterilerini Karaköy’deki mağazasında ağırlayan Karaköy Güllüoğlu, baklavalarını ve diğer tatlı çeşitlerini internet üzerinden müşterilerine ulaştırmaya başladı.

Müşterilerin Karaköy’e gelmekte zorlandıklarını belirterek, neden Karaköy’den başka yerde şube açmadıkları gibi sitemlerin de artık son bulacağını ümit eden Nadir Güllü;  Teknoloji ilerledikçe, tüketicilerin de alışkanlıkları farklılık gösteriyor. Şimdilerde herkes ihtiyacı olan ürünleri kapıda teslim almak ve kalitesine inandığı ürünleri internet üzerinden almak istiyor. Biz de, mağazamıza gelemeyen 60 yıllık sadık müşterilerimizin ısrarları üzerine, ürünlerini adreslerine teslim ediyoruz. İnternetten başlatmış olduğumuz online sipariş (www.baklavasiparisi.com)  sitemiz ile Türkiye genelinde kargo ile İstanbul içinde ise kurye servisi ile hizmet veriyoruz.  Ramazan ayı ile birlikte hız kazanan sanal mağazamız sayesinde Karaköy’e gelemeyen müşterilerimizin de gönlünü kazanmış olduk.…Tekirdağ’dan  Kars’a kadar Türkiye’nin hemen her yerinden siparişlerin gelmesi, ürünlerimize olan talebin göstergesi olarak bizleri çok mutlu ediyor. Yıllardır geleneksel baklavacılığa farklı bir boyut  kazandırmak ve Dünya’ya tanıtma çabası içerisindeyiz. E-ticareti kullanan, 60 yılı aşkın bir süredir lezzetimize ve kalitemize güvenerek, uzak semtlerden, illerden Karaköy’e gelen müdavimlerimize de farklı lezzetler tattırmak ve kolay ulaştırmak istiyoruz.” dedi.

Her ramazan olduğu gibi bu ramazan ayında da gözde tatlı baklava oldu. İnternet üzerinden yapılan alışverişte baklava başta olmak üzere birçok Gaziantep ürünü yerini aldı.

‘Antep sepeti’ adıyla oluşturulan internet sitesinde, baklavadan Antep fıstığına, dolmalık kuru biberden salçaya, kahkeden (Gaziantep’e ait hamurlu yiyecek) katmere, bakır ürünlerden sedefli ürünlere kadar birçok ürün internet üzerinden pazarlanıyor.

‘www.antepsepeti.com’ adlı internet sitesi üzerinden yapılan satışlarda öncelikli hedef Gaziantep ürünlerinin tanıtımı. “Gaziantep deyince akla gelen ilk şey baklava” diyen site yöneticisi Cihan Koçer, “Baklava bir Gaziantep tatlısıdır. Dünyaca bilinen ve Türk mutfağının vazgeçilmez tatlarından birisidir. Hedefimiz öncelikle kendi şehrimizin ürünlerini tanıtmaktır.” dedi.

Türkiye’nin dört bir yanından sipariş aldıklarını söyleyen Koçer, “Artık Türkiye’de alışverişte tüketici eğilimleri değişiyor. Şimdi herkes ürünleri kapıda teslim almak ve internet üzerinden güvendiği malları satın almak istiyor. Bu durum henüz çok yeni. Önümüzdeki yıllarda e-ticaret Türk insanının alışkanlıkları arasına girecek. Biz, ‘www.antepsepeti.com’ olarak 2010 yılında toplamda 1 milyon ziyaretçiyi hedefliyoruz. Öncelikle markamıza yatırım yapmak ve tüketicinin markamızı tanımasını sağlamak istiyoruz.” diye konuştu.

//

Etiketler: , , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
 Page 3 of 3 « 1  2  3